Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Acıların Enkazından Birliğin Yaratılışına

6 Şubat, hayatlarımızın ne kadar ucuz ve değersiz olduğunu dakikalar içerisinde karanlığa ve soğuğa gömülerek anladığımız bir tarih oldu. Haddi hesabı olmayan ızdırapların içinden geçiyoruz. İnsanlık ayıplarını tüm çarpıklığıyla gördüğümüz bir zamandayız. Öyle korkunç bir yazılıma sahibiz ki, hâla ‘Başkalarından nasıl çalarım’ı kovalayan insan müsveddeleri ile aynı havayı soluyoruz.

6 Şubat, hayatlarımızın ne kadar ucuz ve değersiz olduğunu dakikalar içerisinde karanlığa ve soğuğa gömülerek anladığımız bir tarih oldu. Haddi hesabı olmayan ızdırapların içinden geçiyoruz. İnsanlık ayıplarını tüm çarpıklığıyla gördüğümüz bir zamandayız. Öyle korkunç bir yazılıma sahibiz ki, hâla ‘Başkalarından nasıl çalarım’ı kovalayan insan müsveddeleri ile aynı havayı soluyoruz. Düşünmeye bile dayanamadığımız şeyleri ilmek ilmek yaşamak yetmiyormuş gibi, bir de mide bulandıran bir yozlaşmayla burun buruna geliyoruz. Çünkü, insanların, yani nam-ı değer vicdan magandalarının bir başkasının acısını anlamaları için, illa ki, bir enkaz altında zoraki nefes alarak, dışarıdan gelebilecek en ufak bir yardım için ölesiye dua etmeleri gerekiyor.

Izdırap ve acılar bizi ileri götürmek ve ders almamızı sağlamak için yaşanmıyorsa, hiçbir anlamı yoktur. Dahası, yitirdiğimiz insanlarımızın, kaybedilen hayatların hesabını nasıl vereceğiz?

Bu dayanılmaz ızdıraplar olmadan yaşamamızın mümkün olabileceğini anlamak için, şimdi de İstanbul’da veya başka bir yerde olacak bir depremi mi beklememiz gerekiyor?

Hiçbir şeyi beklemek için zamanımız yok, esasen bir dakikamız bile yok. Artık, ihmallerin ve yolsuzlukların izini değil, sadece karşılıklı sorumluluğun izini takip edeceğiz. Neyse ki, vicdan muhasebelerini yapmaktan aciz olan güruhun dışında, karşılıklı sorumluluğun bilincinde olan insanlar da var yanımızda, yamacımızda. Son olarak, kimseye kör olasınız demiyorum, kör olmayın da görün kalbimizin yangınlarını, enkazlarını.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Yaklaşan Refahımızın Ölçüsü

Sonraki Makale

Doğanın Denge Arayışı

Related Posts
Devamını Gör

İnsanlık ve Teknoloji: Ruhumuzu Kaybediyor muyuz?

Teknolojinin büyülü dünyası, hayatımızın her alanına sızmış durumda. Sabah uyandığımızda elimize aldığımız ilk şey akıllı telefon, geceleri ise uyumadan önce bıraktığımız son şey yine o. Bu cihazların ekranlarından, algoritmaların derinliklerine kadar, teknoloji artık sadece bir araç değil, hayatımızın neredeyse kendisi oldu. Peki, bu dijital devrimle birlikte neleri kazandık, neleri kaybettik? En önemlisi de, ruhumuzu kaybediyor muyuz?
Devamını Gör

​​​​​​Kaygı 

Kaygı; çoğu zaman bireyin yüzeyde algılayamadığı içsel çatışmaların, bilinçdışındaki duygusal gerilimlerin ve belirsizliklerle baş etme çabasının bir yansımasıdır. Kaygı, insanın kendi varoluşunu, yaşamın anlamını ve kimliğini sorgulamasıyla ortaya çıkan bir duygusal deneyimdir.