Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Kapıda Kaldım

Kalbimin sesi, ‘’Negatif bir gücü, hedefe giden yolda, doğru yön için gerekli bir unsur olarak algılamalıyım’’ diye yazdırdı kalbimin kalemine. Bu hedefte, olumlu ve olumsuz güçler bir araya geliyor ve aralarındaki bağlantı sayesinde, hedef, bana görünür hale geliyor.

Kalbimin sesi, ‘’Negatif bir gücü, hedefe giden yolda, doğru yön için gerekli bir unsur olarak algılamalıyım’’ diye yazdırdı kalbimin kalemine. Bu hedefte, olumlu ve olumsuz güçler bir araya geliyor ve aralarındaki bağlantı sayesinde, hedef, bana görünür hale geliyor.

Madde dünyasında, önce hedefi görüyorum ve sonra ona nişan almaya çalışıyorum. Ve fakat maneviyatta, bu tamamen farklı diye hissediyorum: Eğer hedefe doğru bir şekilde nişan alırsam, o zaman onun önümde olduğunu görürüm.

Maneviyatta, kendimi her zaman, önce bir duvarın önünde buluyorum ve ancak bir çözüm bulursam, duvarda bir kapı olduğunu görebiliyorum. Ve çözümün, beni neyin engellediğini veya bana neyin yardımcı olduğunu bulmak değil; tüm ön koşulları, birbirlerini tamamlayacak ve gereksiz hiçbir şey olmayacak şekilde toplayabilmek olduğunu nihayet anladı, bayan şapşik.

Bu nedenle, her kararım, mükemmelliğin edinimi. Ve mükemmellikte, iyi ya da kötü, olumlu ya da olumsuz bileşen yok; ancak, her şey birbirini tamamlıyor.

Madde dünyasında, kapalı bir kapı görebilirim; fakat manevi dünyada, kapı ancak açıksa görebiliyorum. Açık bir kapı, ancak tam bir inancın gözünden görülebiliyor, sanki. Kusursuz inanca ulaştığım an, bir geçit açılıyor, sanırım.

Önümde hiçbir kapının görünmediği, boş bir duvar var, hissediyorum ve fakat ben, gerçekten geçidin açılmasını istiyorsam, o zaman kapı mı açılacak? Ne dersiniz?

Madde dünyasında, önce kapalı bir kapı görüyorum ve ancak o zaman, onu açmaya çalışıyorum. Ancak ‘Maneviyatta, kapalı kapılar yoktur’ diyorlar: Ya kapı açıktır ya da sadece boş bir duvar vardır. Ve tam inanca ulaştığımda, anında açık kapıyı görürüm.

Tam inanç, hiçbir şeyin, beni duvarın diğer tarafında olandan ayırmadığı anlamına geliyor, sanırım. Kendimde bu nitelikleri edinirsem, o zaman, ayıran bariyer ortadan kalkacak, sanırsam…

Hadi bayan şapşiğim, sıva kollarını ve başla!

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Kalbimin Gaz Pedalı

Sonraki Makale

Egomun Mutasyonu

Related Posts
Devamını Gör

Her Şeye Rağmen Prensibi

“Doğanın” ya da “Tanrı” da diyebiliriz ya da” Üst bir gücün” bizleri ve tüm yaratılışı yaratırken bu kadar çok farklılığa neden gerek duyduğunu merak etmemek elde değil! Bunca gezegen, yıldızlar, gök taşları ve farklı olmaları, bunca çeşit bitki ve bir sürü farklı hayvan… Tabi elbette insanlar da... Herkes farklı. Birbiri ile aynı iki insan bulamazsınız!
Devamını Gör

İnsanları Giyinmek

Küçük bir kız çocuğuyum. Giysi dolabının önünde durup, hoşuma giden tüm kıyafetleri birer birer deniyorum. İçinde iyi hissettiğim bir kıyafeti seçip, annemin rujlarından sürüyorum dudaklarıma. Bir türlü beceremiyor, taşırıyor, dağıtıyorum. Topuklu bir ayakkabı seçiyorum kendime sonra, ama ayaklarım çok küçük, içinde kayboluyorum. Yine de üzerinde durmaya çalışıyorum, içini dolduramadığımı bile bile. Bir plazanın çatı katına çıkmış gibi hissediyorum bu ayakkabılarla; sendeleye sendeleye bir tur atıyorum odanın içinde!