Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Mutluluğun İzinde

Büyümesi gerekir çocuğun. Büyümek ise zor ancak kaçınılmazdır.

Büyümesi gerekir çocuğun.

Büyümek ise zor ancak kaçınılmazdır.

Kaçınılmaz olanı kabullenmek ise büyümeye doğru atılan ilk ciddi adımdır.

Ve var olmaktan nasıl kaçınamadıysak, yok olmaktan da kaçınamayız.

O nedenledir ki ,yok olacak olma gerçeğinden kaçmayı bir kenara bırakmalıyız.

Mutsuz olalım ve karalar bağlayalım diye söylemiyorum bunu. Aksine, gerçek ve kalıcı mutluluğun ne ve nerede olduğunu arayalım diye söylüyorum. Zira aramak insanın işidir. Nihayetinde bulunacak olan ise zaten bulunmayı bekliyordur…

İnsan nedir ki? Kimine göre evrenin merkezi, kimine göreyse değersiz bir toz parçası.

Bana kalırsa bu iki zıt bakış açısını bir araya getirebilirsek her ikisinin de doğruyu söylediğini göreceğiz.

Peki bunu nasıl yapacağız?

Belki de öncelikle hayatı “ben” algısından algıladığımızı fark etmemiz gerekiyordur. En basit tabiriyle, karşımızda duran bir insanı bile “ben”den bağımsız algılayamayacağımızı düşünüyoruz öyle değil mi? Çünkü aklımız bize ciddi bir argüman sunuyor: “Ben” olmazsam herhangi bir gerçekliği de algılayamam. Öyleyse geçici olmaya mahkum bir “ben”in algıladığı bir gerçekliğe nasıl gerçek diyebiliriz ki? “Ben” yok olduğunda bütün bu algıladığım gerçeklik de yok olacaksa “ben”in bir toz parçasından ne farkı var?

Peki “ben” tozunu nasıl silip süpürebiliriz?

Galiba bir şeyler buldum!

“Ben” olmadan var olmanın bir yolunu bulmalıyız! Yok olmadan mümkün mü bu? Bana kalırsa mümkün olan tek bir çıkar yol var ki o da “biz” olmak. Yani “ben”leşmek değil bütünleşmek lazım… İşte o zaman yok olmadan “ben” tozundan arınabiliriz.

Eee Özgün, “biz” olunca ne olacak? “Biz” olmadan, bunu tatmadan ne desek boş. Madem tek çıkar yol bu, öyleyse gerçek bir “biz” olmak için çaba sarf etmeli ve bunun ne olduğunu aramalıyız.

İnsan, hayatı ben ve hayat olarak yaşadığı sürece ölmeye mahkum. Ancak, hayatı biz ve hayat olarak yaşayabilirsek o zaman gerçek bir hayata merhaba diyebiliriz.

Evrenin merkezinde olduğumuz bir hayat, Biz ve Hayat!

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Sevgi İçin Uğraşmak

Sonraki Makale

Kim Olmak İstiyoruz?

Related Posts
Devamını Gör

Her Şeye Rağmen Prensibi

“Doğanın” ya da “Tanrı” da diyebiliriz ya da” Üst bir gücün” bizleri ve tüm yaratılışı yaratırken bu kadar çok farklılığa neden gerek duyduğunu merak etmemek elde değil! Bunca gezegen, yıldızlar, gök taşları ve farklı olmaları, bunca çeşit bitki ve bir sürü farklı hayvan… Tabi elbette insanlar da... Herkes farklı. Birbiri ile aynı iki insan bulamazsınız!
Devamını Gör

Başkalarından Koparılan Umutlar

Mevcut gerçekliğim ile yaşayabildiğim hayat arasındaki bariz zıtlık, giderek daha acı verici hale geliyor. Bu çok acı verici, çünkü cennette yaşıyor olabilirdim. Bunun yerine, kendi yaptıklarımla hayatımı cehenneme çeviriyorum. Anlayacağın sevgili şapşiğim, yüzyıllar boyunca bu gezegende öğrencilik ediyorsun. Bu hayatlarının da büyük çoğunluğu da muhtemelen "pasif sabır" içinde geçiyor. 'Kaderimdir, elimden bir şey gelmez, yapabileceğim bir şey yok' diye diye geçiyor. Hakikaten de yapabileceğim bir şey olmadan geçiyor, geçirdim ve zaman zaman geçiriyorum.