Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Sağ Çizgi

Sağ hayra delalet eden bir kelime, sol ise genelde olumsuzu tanımlar; geleneğimizde sağın hayırlı olduğunu çokça duymuşuzdur. Gözlemlerimizdeki çizgiler hep bir matematiksel geometri çizer bize. Bir de zihnimizde çizgilerimiz vardır, hep bir zıtlık olabileceğini söyler bize. İyi kötü ayrımı hep yaparız, bir şey bizim için ya iyidir ya da kötü, ortası yoktur. Siyah ile beyazın ayrımı gibi.

Sağ hayra delalet eden bir kelime, sol ise genelde olumsuzu tanımlar; geleneğimizde sağın hayırlı olduğunu çokça duymuşuzdur. Gözlemlerimizdeki çizgiler hep bir matematiksel geometri çizer bize. Bir de zihnimizde çizgilerimiz vardır, hep bir zıtlık olabileceğini söyler bize. İyi kötü ayrımı hep yaparız, bir şey bizim için ya iyidir ya da kötü, ortası yoktur. Siyah ile beyazın ayrımı gibi.

Hayat daima çizgiler üzerinden yürütür bizi, tıpkı karıncalar gibi, sürü halinde. Doğa denir işte, çokluğu mümkün kılan, muazzam derya!.. Üzüntülerimiz sevince, kederlerimiz mutluluğa döner bir müddet geçtikçe. Sadece beklemek kalır bazen, çizgilerin içinde. Doğrusal değildir her zaman hayat, ya sağ ya soldur der bize. Seçimi daima bize yaptırır, iyiyi de kötüyü de!

Yıllar alır belki umutlarımızı, sevdiklerimizi, ömürlerimizi. Bize bir şey öğretir; “Sakın çizgilere güvenme ya sağdır ya soldur, birinde sürekli durma ya güldür ya dikendir…” “Ya sev ya nefret et, önemli değil, sadece yaşa ve haz al…” Korkusuzca ifade et kendini, durma sürekli hareket et. İçindeki ruhu sürekli diri tut ve yaşa der gibi. Gül, yürü, ağla ve dinlen ama vazgeçme. Umutlarımızı sepete koyup yolculuğa çıkanlarımız, yolda yürürken, sağdan soldan bakanlarımız ve geriye dönüşü olmayan ömrümüz. Dirilircesine, hislenişlerimiz ve yaşam arzumuz!

Hep bir yerlerde bizleri bekleyen değiştirmek istediğimiz ama değiştiremediğimiz. Gitmek isteyip de gidemediklerimiz, sevip de koklayamadıklarımız… Hissedip de tanımlayamadıklarımız… Karanlıklardaki özlediklerimiz ve düşleyip de dokunamadıklarımız… Yıldızlardaki parıltılar ve denizdeki suda ayın görüntüsü gibi. Her yerde aynı ışığın yansımaları, aynı kökün dalları. Her renkten ve her çiçekten… Umutsuzluğa ve sol çizgiye aldırış etmemek, sağ çizgide de sürekli uyumamak. Güneşin ışığı ile yıkanıp, ayın ışığı ile kirlenmek. Yıldızlardan şarkılar dinlerken, karanlıkta yere düşmek. Sisli gizemli orman yolculuğunda… Yolculuktaki durağımız, kendimizden kendimize yolculuğumuz ve tutamayıp bıraktıklarımız. Çöldeki kumlar gibi, rüzgârda savruluşlarımız, sonra aynı çölün kumuna karışmamız. Hayatın her halükârda iyi olabileceğine olan inancımız… Sonunda formları bırakıp, özgürlüğe uçacağımız… Okyanus maviliğinde, gökyüzüne karışacağımız… Gökyüzünden gülerek el sallayacağımız bir günün özlemini, hep birlikte, hissetmek için yaşamamız sessizce ve yürekten…

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Geçimimizi Nasıl Sağlayacağız?

Sonraki Makale

Beni Duyan Var mı?

Related Posts
Devamını Gör

Dijital Kazı 

Dünya bana, ihtiyaçlarım, korkularım ve arzularımın suretinde görünüyor. İşte bu öznelliğim. Ancak bana kendi diliyle sesleniyor. Rahatsız ediyor, kuşatıyor, doyuruyor ya da istediğim biçimde işitmiyorum. Bu da nesnelliğim.
Devamını Gör

Çocuklar Gibi

Eğer biri çıkıp size şöyle söyleseydi ne düşünürdünüz? “Bir çocuğu izleyerek tüm hayatı anlamak mümkün.” Gülüp geçerdiniz muhtemelen. Şu dünyaya geleli henüz kısacık bir zaman geçmiş, hayata dair neredeyse hiçbir bilgisi ve tecrübesi olmayan bu küçücük canlıdan, insanlığa veya kendime dair ne öğrenebilirim diye düşünebilir insan. Buradan bakınca ütopik hatta. Fakat çocuğun hayatla olan ilişkisini bir de şu açıdan tekrar değerlendirmenizi istesek acaba fikirleriniz değişir miydi?
Devamını Gör

Yıldızlara Bakma Zamanı

Bir insanın kendisini yönetmesiyle başlaması gerektiğine inancım ise sonsuzdu. Eğer bunu başarabilirsem, yaşam diye adlandırdığımız sürecin hiç olmazsa bir kısmını düzene sokup hükmedebilirdim egoma. İnsan zihninin içindeki çalışmaları incelemeye devam ettikçe, başkalarının şu ana kadar kesinlikle bulmuş olması gereken çözümleri yanıtları aramaya başladım. Düzinelerce yanıt buldum.
Devamını Gör

İnsan Her Yerde Aynı

Yıllardır dünyayı geziyorum. Her yeni ülkeye zaman zaman tekrar döndükçe görüyorum ki tüm ülkeler birbirine daha çok benziyor. Bahsettiğim şey insanlar elbette, bir ülkenin doğası ya da başka dünyevi özellikleri değil. İnsanlar artık her yerde aynı.