Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Bu Yolun Bir Kalbi Var mı?

Etrafımda yoğun bir karanlık varsa, birey olarak bu karanlığı değiştiremem. Ancak, bu karanlığa rağmen, öncelikle kendi varlığıma karşı olan yükümlülük ve sorumlulukla haritalandırılmış bir yaşam biçiminin daimî talepkârı, bir arayıcısı, içsel devrimcisi olabilirsem, bilmek ve anlamakla paralel olarak gerçekleşebilen bir öz değişime neden olacak devinimleri gerçekleştirebilirsem, artan ışığım ölçeğinde, artan bilincim-usum-vicdanım- kavrayışım ölçeğinde, küçük bir alana uzansa da fayda üretebilirim. Bütün bunların olabilmesi için, sanıyorum öncelikle bakıp, anlayıp dönüştürmem gereken yer; gölgelerim…

Etrafımda yoğun bir karanlık varsa, birey olarak bu karanlığı değiştiremem. Ancak, bu karanlığa rağmen, öncelikle kendi varlığıma karşı olan yükümlülük ve sorumlulukla haritalandırılmış bir yaşam biçiminin daimî talepkârı, bir arayıcısı, içsel devrimcisi olabilirsem, bilmek ve anlamakla paralel olarak gerçekleşebilen bir öz değişime neden olacak devinimleri gerçekleştirebilirsem, artan ışığım ölçeğinde, artan bilincim-usum-vicdanım- kavrayışım ölçeğinde, küçük bir alana uzansa da fayda üretebilirim. Bütün bunların olabilmesi için, sanıyorum öncelikle bakıp, anlayıp dönüştürmem gereken yer; gölgelerim… Yani hırslarım, her türlü çıkarcılıklarım, bencilliklerim, aç gözlülüklerim, saldırganlıklarım, başkalarının yaşam hakkına saygısızca göz yumuşlarım, korkularım, tembelliklerim, cehaletim, bilimsellikten ve ussallıktan nemalanmamış tutumlarım ve dahası…

O halde, benim gölgelerimin toplamı, toplumun gölgelerinin bütününü oluşturduğuna göre, şans bunun neresinde? Talih ya da kader bunun neresinde? Ulusun ya da ulusların da daha ileri hamleler yapabilmesi için, gölgelerimin dönüştürülmesi gerekmez mi? Toplumsal uyanış için de gölgelerle, karanlıkla yüzleşmek gerekmez mi? Sanıyorum şimdi tam da zamanı…

İnsan, kendini ve hayatı keşfetme yolculuğunda, kendinden başlayarak inceledikçe inceliyor… İnceldikçe de anlayış kabı derinleşiyor…

Evrenin ilk sözcüğü, “tapas”, yani “disiplin” imiş! Benim disiplinim neye, kime?!

İşte; disiplinim, dikkatim, önceliğim neye, kime ise hayatım da bütünlüğüm de O’na!… Ya da paradoksal olarak parçalanmışlığım da O yüzden!

İnsan yürüdüğü yolu seçimiyle onurlandırmalı ki, parmaklar da eller de ayaklar da vee hayatlar da özgür ve özgür hissedişlerle aksın. Ve tarafını seç! Yeniden başla! Önceliklerini an’da yeniden, yeni bir yerden şekillendir! Kararlarını netleştir! Değerlerini kuşanıp, harekete geç! Bütünlüğünü geri almak üzere bir adım at! Vazgeçme!

Bu ilerleme, varılacak bir yer, bir çıta, bir son, bir sonuç olduğu için değil, ‘’olduğun şey’’ oluşuna izin vermek için!

Ve biliyorum ki, ışık, gücünü her zaman karanlıktan alır, dönüşen karanlıktan beslenir. Gölgeler, yani karanlık, ışığın ana yakıtı be şapşik; kömür gibi.

Herkese bu şapşikten çok sevgiler.????

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Sıkı Tut Ellerimi

Sonraki Makale

Nesin Sen?

Related Posts
Devamını Gör

Bağ Kurmayı Öğreten Okullar

Eğitim, toplumun temel taşlarından biridir. Bir toplumun sağlıklı işlemesi ve gelişmesi, eğitim sistemine dayalıdır. Ancak eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Gerçek bir eğitim, temelinde bağ olan, karşılıklı sorumluluk duygusuyla hareket eden ve tıpkı bir organizma gibi birlikte hareket eden okullarda gerçekleşir.
Devamını Gör

Kral Çıplak

Evettt sevgili şapşiğim senin bir egon var! O içimde yaşayan bir canavar ve içimde tezahür edebilecek bir konuma ulaşıp ulaşamayacağımı, yalnızca kavrayışımın ötesindeki koşullar ve özellikler ile belirliyor. Ama bunları dile getirmesem bile, içimde egoist bir zorba hala yaşıyor, diye yazıverdi kalemim. Bu sıralar kendimi o kadar çok bu olay bana ne anlatmak istiyor sorusunu sorarken buluyorum ki bilemezsiniz…
Devamını Gör

Plastik Sanrılar

Kalitesiz tüketim, birtakım sorunlara yol açtı ve gelişim sürecimiz aksadı. Maalesef olamadık. İstediğimizin olmayışını, acı çekmek sandık, zamanla da buna inandık. Kalitesiz çevre ile beslenmek, gerçek acıya dair analiz yapmamıza engel oldu. Ya elimizdeki oyuncak alınınca sızlandık ya da istediğimiz olmayınca ağladık. Başka acılara ortak olmaktan hep kaçtık, bir bilsen ne yıkımlara yol açtık. Yine de kendimizi rahatlattık, bağışlar yaptık, kampanyalara katılıp, SMS'ler attık. Sahi, bunları neden yaptık?
Devamını Gör

Kapıda Kaldım

Kalbimin sesi, ‘’Negatif bir gücü, hedefe giden yolda, doğru yön için gerekli bir unsur olarak algılamalıyım’’ diye yazdırdı kalbimin kalemine. Bu hedefte, olumlu ve olumsuz güçler bir araya geliyor ve aralarındaki bağlantı sayesinde, hedef, bana görünür hale geliyor.