Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Düşlemek Dünyamın Mayası 

Çocukluğum ve ebeveynlerim sınırlı bir biçimde benim kaderim. Orada yaşadıklarım kişiliğimin temellerini oluşturuyor. Daha sonrasında hayatım bu temel üzerinde yükseliyor. Özgüvenli, sevgi dolu, özerk, girişken, yaratıcı, yatışmış bir insan olmaya dair özelliklerim, bu ilişkilerin imbiğinden süzülerek damıtılıyor ruhuma. Bu anlamda bakarsam geçmişim kaderim midir?

Çocukluğum ve ebeveynlerim sınırlı bir biçimde benim kaderim. Orada yaşadıklarım kişiliğimin temellerini oluşturuyor. Daha sonrasında hayatım bu temel üzerinde yükseliyor. Özgüvenli, sevgi dolu, özerk, girişken, yaratıcı, yatışmış bir insan olmaya dair özelliklerim, bu ilişkilerin imbiğinden süzülerek damıtılıyor ruhuma. Bu anlamda bakarsam geçmişim kaderim midir?

Gerçeği inkar etmek, çarpıtmak, bükmek eğer bir hayat üslubu değilse bile bazen kaçınılmaz bir ihtiyaç oluyor Şapşiğim.

Üzerime taşıyabileceğimden daha şiddetli çullandığında, gerçeklikten bir nebze olsun uzaklaşmak bazen yaşamak için tek yol olabilir sanki.

Bu nedenle durmaksızın hakikate çağıran seslerin yarattığı içsel baskıma bir miktar direnip kendime karşı müşfik olmakta fayda olabilir hissediyorum an itibariyle.

Yine de bu, aşılabilen bir kader. Onun beni zorladığı güzergâhtan çıkabilirim.

Ancak bu kader ilginç biçimde zincirli olduğum kronolojik bir geçmiş değil, şimdimden geleceğime uzanan bir geçmiş. Yani geçmişim arkamda değil, bir anlamda önümde be yahu.

Geçmiş; ya uğruna gözyaşı dökeceğim, ya yakınacağım, ya hayaletinden kurtulacağım bir çöl serabı olarak sürekli önümde. Bu nedenle kendi varoluşumun anahtarı, nereye yöneleceğim, hangi meseleleri halletmem gerektiğiyle ilgili Sevgili Şapşiğim.

Aidiyetim geçmişte değil, gelecekte yuvalanıyor. Tüm yaşamım, kendi benlik evimin defalarca yıkılıp yaratılmasıyla armonisini bulan bir yolculuk. Kendi kuzeyimden başka hiçbir kutup yıldızı yok beni bu çölden çıkaracak.

Düşlemek ise dünyamın mayası. Kederli insan ise düşleyemeyen insan. Varoluş kudretimin gürleşmesi düşlemek ve eylemek kundağından doğuyor. Özgürlük ise, öz’ün gürleşmesi.

Krishnamurti’nin hatırlattığı üzere “bütün dünyayı dolaşabilirsiniz ama kendinize geri dönmek zorundasınız.”

Yaşam boyu süren yetişkin olma ve kendime geri dönme yolculuğumda ise, her dönem defalarca önüme çıkan üç mesele ile sürekli muhabbetli olmam gerekiyor sanki.

1. Kendi hasedimle yüzleşebilmek
2. Hüsrana dayanma kapasitemi genişletebilmek
3. Yas tutmayı becerebilmek.          

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Yansıtmayan Aynam

Sonraki Makale

Hayatın Anlamını Kaç Yılda Buluruz? 

Related Posts
Devamını Gör

Umutsuzluk Kuyusuna Düşme

Hayat, bazen karanlık ve zorlu görünebilir. Engellerle, belirsizliklerle dolu kuyulara bizi davet edebilir. Yorgun ve tükenmiş hissedebiliriz ama biliriz ki devam etmek, bir şekilde kendimizi doldurmak ve güçlendirmek zorunda olduğumuzu da biliriz. Yaşayacaklarımızı seçemeyiz ancak bunlara nasıl reaksiyon verebileceğimizi seçebiliriz.
Devamını Gör

Umut Yorgunluğu 

Hadi gel hikayeme birlikte yakından bakalım Sevgili Şapşiğim. Hikayeme bak! Çocukluğumdan ne öğrendim, hangi duygularım yok sayılıp birikti de bu kadar öfkeliyim, bugün gülümsemem nerede soldu da mutlulukları hak etmediğimi düşündüm, bu kadar hüznü sırtlanmış gidiyorken bir düşün!