Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Gerçek Hazlar

Yaşantımızdaki hazların azlığı her birimiz için derin bir problem. Daha fazla nasıl mutlu olabiliriz? İşlerimiz neden rast gitmiyor? Gitse bile içinde bulunduğumuz derin karanlık kuyu hala bize soğuk, ıslak ve çok rahatsız. Çıkmak mümkün mü? Çok yukarılarda sanki kuyunun ağzı. Oraya çıkabilecek bir merdiven var mı?

Yaşantımızdaki hazların azlığı her birimiz için derin bir problem. Daha fazla nasıl mutlu olabiliriz? İşlerimiz neden rast gitmiyor? Gitse bile içinde bulunduğumuz derin karanlık kuyu hala bize soğuk, ıslak ve çok rahatsız. Çıkmak mümkün mü? Çok yukarılarda sanki kuyunun ağzı. Oraya çıkabilecek bir merdiven var mı?

Bilmiyoruz. Ancak şu an hayatımızın çekilmez, monoton ya da şaşalı bile olsa ışıltısını kaybetmiş olması sonsuza kadar böyle olacağını bizlere söylemez. Değişip değişmeyeceği net değildir. Belirsizlik içindedir evet ama bu oldukça iyidir.

Bu bizler için bir hareket noktası verir. Başlarsak eğer gidebilme şansımız vardır. Eğer ki baştan olup olamayacağı bizlere belli olsaydı asla adım atıp atmamak bizim kararımız olamazdı. Böylelikle kararımızı verebilir bir adım atabilir ve değiştirmek için rol alabiliriz.

Neye başlayacağız? Nerede rol alacak ve hareket yönümüz ne tarafa olacak? Bir cevap var mı?

Tek bir cevap var; böyle olmamalı. İçinde bulunduğumuz hayatı dayanak noktası alabiliriz. Bariz ki canımızı sıkan ve kaçıp gitmek istediğimiz hayatlara sahibiz.

Neyin değişmesi gerektiği az da olsa görebiliyoruz. Ufacık hazlar karşılığında çokça yorgunluk, stres, koşuşturma, azarlama, ihanet, korku ve güvensizliğin hakîm olduğu bu hayatı istememek ilk adımımız.

İçinde bulunduğumuz hayatın böyle olmasının temel sebebi her bir bireyin yalnızca kendi iyiliği için çaba sarf etmesi. Bu da hayatlarımızı her yönden çekiştirip zorlanmasına kopup paramparça olması işten bile olmadığı bir noktaya gelmesine neden oluyor. Derin güvensizlik ve korku bu yüzden. Kaybet kaybet ilişkisinin içindeyiz.

Bunun kötü olduğunu ve bizlerin de bir şekilde bundan kurtulup kurtulamayacağını görme aşamasına gelmemiz atabileceğimiz en büyük adımdır. Bir kişinin hastalığını keşfetmesi gibi. Sonra ise şifa arayışıdır.

Peki şifa nerede?

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Benim Neye İhtiyacım Var?

Sonraki Makale

Derin Düşüncelere Yolculuk: Evrenin Gizli Yasaları

Related Posts
Devamını Gör

Hayatın Sırrı

Hayat hep algılarımızda değişiyor, hep bir şeyler gelip gidiyor algılarımızda, hayattaki tüm fenomenler, içlerine daldıkça, süreklilikmiş bitmezlikmiş gibi gelip geçen rüyaların içerisine dalıyoruz, bazen bir yerde bazen başka bir yerde, bazen şurada ya da burada, en önemlisi de her güzelliğin geçiciliği, her acının bir şekilde son buluşu, her çabanın sonundaki boşluk, kısır döngü, hayatın özünden yansıyan ışık, sürekli bizi bir yerlere götürüyor.
Devamını Gör

Yaraların İyileşmesi

Sanırım insan kendi kendinin kurbanı. İçine korku ve şüphenin tek bir zerresi bile girse, onun etrafından dolaşmayı atlıyor suçluluk ve acılardan özgürleşerek.  Dünyamdaki cennet, yani gezgin cennet şu an elimde. Dışımdaki katmanları delerek kendi gömülü irademe ulaşarak ve buradaki sonsuz zenginliği ve bolluğu görme çabamla…
Devamını Gör

Hikâyeler Dokuyan Ruhlar

Hayatın anlamı nedir? Bu evrensel soru, insanlığın varoluşundan beri kulaklarımızda yankılanan bir bilmece, hemen her kalpte az ya da çok bir yer işgal eden daimi bir konuk. Farklı coğrafyalarda, farklı dillerde ve farklı inançlarda sayısız insan bu sorunun cevabını aramış, arıyor ve öyle görünüyor ki aramaya devam edecek.
Devamını Gör

Yaşadığım Çöküşlerin Yarattığı Muhteşem Boşluklarım

Son günlerde yaşadığım rahatsızlık nedeniyle bol bol düşünmeye vaktim oluyor. Haliyle beynimde yaşananlarla ilgili düşünceler dolanmakta. Sabah izlediğim bir eylemimde pek çok açıdan hasta durumda olduğumu ve bu yaşadıklarımın da hastalıklı tavırlarımın bir yansıması olduğunu anlatıyordu. Belli bir açıdan baktığımda doğruymuş gibi görünse de bu düşünce tarzı tam olarak içime de sinmiyor.