İlahi Bilinci her zaman her yerde varolan ve insan gözüyle doğrudan bakılamayan muazzam parlak bir ışık gibi düşünün. Zamanla ve cehaletle bu ışık çok çeşitli ve çok renkli yüzlerce perdeyle kapatıldı, görülmesi ve hatta bilinmesi bile engellendi. Bu perdelerin bazıları aydınlık, rengarenk ve hoş, diğerleri ise karanlık ve yoğun, fakat hepsi gerçeklik olarak kabul ediliyor çünkü onlar tanıdıklar ve biliniyorlar.
Zamanla bazı perdeler lime lime oldu ve izin verilirse eğer, basitçe düşüp gidecek. Bazılarında ise küçük delikler oluştu ve onlardan doğru ufak ışık huzmeleri gelebiliyor. Çoğunluğu ise sağlamca durduğu yerde duruyor, ta ki ışığı taşıyan birey hayatta bundan daha fazlasının olması gerektiğini hissedene ve onun ne olabileceğini aramaya başlayana kadar.
İlk olarak, kişi kendi dışında arayışa çıkar çünkü bildiği şey budur ve bu da birden fazla yaşamının odak noktası olur. Pek çok adım ve tökezlemeden sonra, ne aradığını bilmeden onu bulmaya yüzlerce defa teşebbüs etmenin sonunda, bu işin ucunu bırakır, pes eder. İşte bu noktada perdeler ayrılmaya ve kendilerini göstermeye başlar ki, çok daha derin ruhani yolculuk başlar. Siz şimdi buradasınız.
Çok uzun zamandır, çok, pek çok hayattır perdeleri açıyorsunuz. Günün yoğun yüksek frekansları ise herkesin hazır olma seviyesine ve perdelerinin kalınlığıyla yoğunluğuna göre süreci hızlandırıyor.
Bazı çok sıkı kapalı ve uzun süredir duran perdeler yüzeye çıktıkça, enerjileri de sıklıkla fiziksel, duygusal, zihinsel veya ruhani olarak yeniden deneyimleniyor. Bu olursa eğer, ya da olduğunda, direnmeyin, bu enerjilere/deneyimlere kişisel “sorununuz” olarak sahip çıkmadan sadece akıp gitmelerine izin verin.
Kişiler sıklıkla eski ve rahat bir perdeye tutunmayı veya ona yeniden sahip çıkmayı cezbedici bulurlar, bunun sebebi o perdenin oldukları kişi olduğuna ve o olmadan kimliklerini kaybedeceklerine inanmalarıdır.
Kaybedilen tek benlik ise şahsiyete dökülmüş yanılgılı kimlik hissidir, çünkü gerçek BENLİĞİNİZ sonsuzdur.
Her yanılsamalı inanç perdesi bireysel bilinçten kalktıkça, zaten varolan Işık Bilinci dualara, mumlara, kristallere, seremoniler ve ayrı bir tanrıyı çekmek için gerekliliğine inanılan diğer her şeye ihtiyaç olmadan parlayabilmektedir. Tek ihtiyaç duyulmuş olan ve duyulacak olan şey ise daha fazla Işık niyeti ve aradan çekilmeye gönüllü olmaktır. İlahi Bilinç KENDİNİ ifade edebilmek için ruhanilik kavramlarının yardımına ihtiyaç duymaz.





