Yaşamsal koşullarım dahil olmak üzere yepyeni bir sürecin içersindeydim, sırf ben değil tüm çalışma arkadaşlarım hatta tüm dünya… Öyleyse içimdeki kişiselleştirme eğilimimi şöyle bir kenarıya bırakıverdim…Sonrasında da kendimi baskı olmaksızın motivasyon araçları geliştirmeye başladım, çünkü ertelemelerimin olası bir nedeni de , kendimi motive etmek için uygun bir sistemimin olmamasıydı.
Basit ve açık bir kendimi harekete geçirme yöntemi de, önerilen bir işi küçük bileşenlerine bölmeyi öğrenmekti. Bu, yapmam gereken her şey üzerinde fazlasıyla düşünerek kendimi bunaltma eğilimimle mücadele etmemi sağladı.
Öyleyse ne bekliyordum? Benden beklenen ÖZ denetim süreçlerine sanal olarak hazırlanmam. Yani bilmediğim ve hiç deneyimlemediğim bir sürece başlamak…
Korkuyordum… Korkan yanımın elinden tuttum ve yanıma çektim… Dedim ki yapabileceğimizden daha fazla öz disiplin gerektirdiği için kaçındığımız bir eylemin avantajlarının listesini yapalım… Böyle bir liste, bunu yapmanın olumlu sonuçlarına bakmak için bizi eğitir. İstediğimizin peşinden gitmek sadece insancadır.
İlk adım çift sütun tekniği ile işe başlamayı erteleyen düşüncelerimi not etmek oldu. Birinci sütuna işi engelleyen düşüncelerimi (İED),ikinci sütuna ise işe odaklı düşüncelerimi (İOD) yazdım. Hep bu yöntemi yaptığımda İED’lerim daha uyum sağlayıcı nitelikteki İOD’larla yani işe odaklı düşüncelerimle yer değiştirir ve üzerimdeki etkilerinin çoğunu kaybederler.
Bunu yaptığımı hissettiğimde kalp mail kutuma düşen asıl mesaj ise şuydu: ‘Yalnızca özdeşleşmeden özgürleşmiş bir insan, ondan her şeyini isteyen böyle bir dünyada hayatta kalabilir. Yalnızca şartların gerektirdiği rolü kusursuzca oynayabiliyorsan hayatta kalabilirsin. Rol yapmayı bıraktığında, ölmüşsündür ‘





