Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Kültürel Çöküş

Yirmi birinci yüzyılda, herkesin her yerde yaşadığı ve kültürlerin birbiriyle karıştığı “multi culturalism” denilen çoklu kültür hayatına girdik. Tüm dünyanın tek toplum olduğu hissi elbette henüz içimizde yerleşmedi. Çoğunlukla kendi ülkemiz, kendi millî menfaatlerimiz ve kendi kişisel çıkarlarımız düşüncesi içerisindeyiz.

Toplumlar olarak önce geniş aileler, daha sonra aileler ile birleşip kabileleri oluşturduk. Sonrasında gelişen tarihimiz boyunca ülkeler olarak birleşerek toplumsal kültür, anlayış ve eğitimimizi inşa ettik.

Yirmi birinci yüzyılda, herkesin her yerde yaşadığı ve kültürlerin birbiriyle karıştığı “multi culturalism” denilen çoklu kültür hayatına girdik. Tüm dünyanın tek toplum olduğu hissi elbette henüz içimizde yerleşmedi. Çoğunlukla kendi ülkemiz, kendi millî menfaatlerimiz ve kendi kişisel çıkarlarımız düşüncesi içerisindeyiz.

Sosyal medyanın, televizyonun, sanatın, geliştirdiğimiz sporların, gelişen arzulardan kaynaklanan ve bireyselliğin de etkisiyle artan “ortaya karışık” diyebileceğimiz çoklu kültür hayatının bizi getirdiği son nokta maalesef ki “kültürsüzlük” olmuştur.

Dolayısıyla halklar artık kendi kültürlerini devam ettiremiyor ve yaşatamıyorlar. Yirmi birinci yüzyılda bu “kültürsüzlük kültürü” hâkim durumda… Bu yüzden önceki nesiller toplumun nasıl değiştiğine ve ne hâle geldiğine akıl sır erdiremiyorlar.

Geçmişte değer verdiğimiz entelektüel ve bilimsel düşüncelerimizin, gelenek ve göreneklerimizin, toplumsal saygınlığımızın yozlaşmasıyla hayatımızda sadece bireysel arzularımızı tatmin eder hâle geldik. Giderek artan aile içi cinayetler, dolandırıcılıklar, sanat anlayışının porno kültürüne hizmet eder duruma gelmiş olması hep bu yozlaşan kültürün getirileridir.

Tüm dünyada hepimiz bu durumdayız. Ancak iyi haberler de var. İnsanoğlu olarak öyle bir kıvama geldik ki yakında hiçbir şey artık ilgimizi çekmeyecek. Bunu yavaş yavaş kendinizde, daha bariz olarak da genç nesilde görebilirsiniz.

Artık hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı. Bu yüzden yakında ne diğerlerinin yaptıklarıyla ne de başka bir şeyle ilgilenecek eğilim ya da arzumuz olmayacak.

Covid-19 sağ olsun, hissetmesek de hepimizin hayata yaklaşımını içten içe değiştiriyor. Giderek dışarı çıkmak istemeyeceğiz. İçimizde eskiye dönüşün olamayacağı yavaş yavaş yer etmeye başlayacak. İnşa ettiğimiz kültür, sanat, eğitim, ekonomi vs. ellerimizin arasından kayıp gidecek. Saçma sapan yaşam tarzlarımızla, gezegeni de yiyip bitirdiğimiz bu nesilde, birbirimizi yemekle geçirdiğimiz zamana doğa son noktayı koydu. İçinden çıkacak cesareti kendimizde bulamadığımız bu hayattan bizi virüs kurtardı.

Elbette her yeni doğum, sancılarıyla birlikte gelecektir. Bu yüzden toplumun tüm sorunlarını ele aldığım bu makaleler dizisinde anlamamız gereken şey aslında çok basittir.

İnsanoğlu olarak gelmemiz gereken nokta ise yeni gelişim seviyesini anlamamızdır. Gönüllü olarak buna doğru ilerlememiz gerekmektedir. Tıpkı çocukların tüm gün koşuşturarak büyümeyi istemeleri gibi bizler de gelişimimizin dizginlerini ellerimize almak zorundayız.

Tüm gelişimimizin sonucu olan 21. yüzyıl artık yeni bir dönemin mecburi başlangıcını işaret etmektedir. Bu yüzden geliştirdiğimiz her şeyin giderek çöktüğünü ve bize artık hizmet etmeyeceğini, edemeyeceğini göreceğiz.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Liderlik

Sonraki Makale

Dizi ve Bilgisayar Bağımlılığı

Related Posts
Devamını Gör

Dengeli Ekonomi

Egoizmle ilgilenirken, rakamsal değerler veremeyiz çünkü ailemize, ülkenin menfaatleri, halkın çıkarları vs gibi şeylere duygusal eğilimlerimiz vardır. Aslında, kişi başkalarına bir şey vereceği zaman her şeyin hesabını yapabilir. O zaman doğru bir hesap yapılabilir tıpkı ideal bir ekonomik sistemde olabileceği gibi. Her arzudan ne kadar elde edebilirim, her koşulda, her eylem ve hareketten tatmin olma duygusunu en çok alabileyim? İki koşul da almak ve menfaatle ilgilenmekte -bu ya da şu koşuldan ne elde edebilirim?
Devamını Gör

Barış

Günümüzde, hem ülkemizde hem de dünyada çok ihtiyacımız olan ve aslında herkesin arzuladığı barış neden bir hayal? Aslında elbette hayal değil ama öyle bir noktaya geldik ki asla gerçekleşmeyecekmiş gibi geliyor. Ancak barış denilen şeyi başarmak zorundayız, zira tüm yaratılışımız sadece buna gelmek için...
Devamını Gör

Pandemi, İstifalar ve Ekonomi

Başlık sizi yanıltmasın! Beceriksizliğinden dolayı ülkemizde istifa eden biri görülmedi. Zaten bu başlık da ülke yöneticileri ile ilgili değil! Eğer YouTube’daki videolarımı izliyorsanız hiçbir yöneticinin ülke sorunlarını çözemeyeceğinden bahsetmiştim. Dolayısıyla bu makale politikacılar üzerine değil! Tüm dünya milletleri politikacılarından ümitlerini kesebilirler. Küresel olarak yeni bir dönemdeyiz. Büyük İstifalar Dönemi!
Devamını Gör

Mültecilik ve Göç Etmek

İnsanoğlu olarak yerimizi, yurdumuzu bırakıp hayatın koşullarına göre göç etmeye alışığız. Binlerce yıldır bu böyledir. Ancak bireyselliğin belirginleşmesiyle ve dünyanın da iyice entegre ve küresel bir köye dönüşmesiyle, bireyler olarak ailelerimizi ve ülkelerimizi bırakıp başka diyarlarda yaşamaya başladık.