Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Liderlik

Lider, dünyanın gelişimini iyi kavrayan, insan doğasını ve doğanın kanunlarını iyi anlayan, toplumu ve toplumun ihtiyaçlarını iyi algılayan birisi olmak zorundadır. En önemlisi de bu anlayış üzerinden tüm toplumu birlik ve beraberlik içine çekmelidir.

İnsanoğlunun gelişimiyle birlikte bu kavram da değişti. Liderlik iyi konuşan, karizmatik ve topluma hitap etmesini iyi bilen insanların üstlendiği bir rol oldu. Dolayısıyla işi ehline bırakma prensibi de rafa kalktı.

Bu yüzden neslimizde, halka hitap etmesini iyi bilen insan oyları alıyor. Hitabında sözlerini ve vaatlerini halk diliyle anlatarak onları coşturuyor. Gelin görün ki yapılacak iş, ehline verilmediği için liderler başarılı olamıyorlar. Bu nedenle liderlik diye bir kavram kalmadı. Pazar ağzıyla bağıran oyları alıp götürüyor. İşler tüm dünyada bu şekilde yürüyor.

Öncelikle yirmi birinci yüzyılda hepimizin yakın zamanda göreceği gibi hiçbir politikacının toplumsal problemleri çözemediği anlaşılacaktır. Bu şekilde bir liderlik artık devam etmeyecektir. Halkın da kendisinden lider yapmaya çalışan menfaatçilere güveni kalmayacaktır. Çünkü halk açlık ve ızdırap ile yeni bir anlayışa gelecektir.

Peki, liderlik nasıl olmalıdır?

Lider, dünyanın gelişimini iyi kavrayan, insan doğasını ve doğanın kanunlarını iyi anlayan, toplumu ve toplumun ihtiyaçlarını iyi algılayan birisi olmak zorundadır. En önemlisi de bu anlayış üzerinden tüm toplumu birlik ve beraberlik içine çekmelidir.

Bildiğiniz gibi şimdiki liderler birbirlerine ancak karşıtlıkla var olabiliyorlar. Bu yüzden her zaman “biz” ve “siz” taraftarları oluşuyor. Tarih boyunca bu böyleydi. Her toplumda da bu böyledir. Her zaman biz ve onlar… Hiçbir lider: “Dışarıda hiç kimse kalmayacak şekilde, tek bir millet duygusuyla var olmak için hep birlikte çalışmalıyız ve başarmalıyız.” diyemedi. Bu nedenle de halkın problemlerini hiçbir zaman çözemediler. Çünkü her gelen kendi cebini doldurup gidiyor.

Lider öncelikle halkını seviyor olmalıdır! Onlar için her şeyi yapacak duyguları içinde taşımalıdır. Halkını ayrıştırıp kendine halkı çeken değil, halkına çekim duyan bir kişi lider olabilir. Ne pahasına olursa olsun onların arasında, onların içinde yaşayan, sadece onların iyiliği, birliği ve geleceği için çalışan birisine lider denir. Geriye kalan herkes için siz kendi sıfatınızı bulun!

Lider hiçbir zaman halkı bölmez. Sadece birleştirir. Elbette Mao, Stalin, Hitler tarzı bir birleştirmeden bahsetmiyorum. Kamyon üstünde dolanıp halkı etkilemek isteyenler, lider değil genellikle katil oluyorlar!

Lider, dünyanın doğasını, bununla nasıl başa çıkacağını ya da çıkamayacağını bilmelidir. İnsan doğasının ve doğanın genel kanunlarını anlamalıdır. İnsanın egosunun üzerinde halkı birleştirecek vasıflara sahip olmak zorundadır. Yoksa hiçbir zaman halkın iyiliği için bir şey sunamaz.

Hatta sadece bir ülkede seçilmesine rağmen, bütün ülkeleri ve insanoğlunu birlik ve beraberliğe getirme mesajını da vermelidir. Çünkü tüm dünyayı düşünemeyen bir lider kendi halkının da iyiliğini düşünemez. Dünya öyle bir şekilde birbirine bağlı ve bağımlıdır ki, bu sistemi doğru şekilde anlayamayan, yönetemeyen ve tüm dünyaya bu vizyonu doğru şekilde aktaramayan birisinden lider olamayacaktır. Liderin sadece kendi halkımızı düşünerek, hiçbir yere varılamayacağını anlatan ve açıklayan bir beceriye sahip olması gereklidir.

Gördüğünüz gibi liderlik sadece bir halk ve bir ülkeden sorumlu olmakla kalamaz. Çünkü hepimiz aynı gezegende yaşıyorsak, liderler tüm halkları hesaba katmalı ve herkesin geleceğini düşünmelidirler. Çünkü dünyanın bir yerinde savaş, açlık, kıtlık vs. olduğunda, insanlar şüphesiz yaşamak için yeni yerler arayacaklardır. Daha önce değindiğimiz gibi göç ve mültecilik sonunda tüm dünyayı saracaktır.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Tüm Ekonomik Problemlerin Sebebi

Sonraki Makale

Kültürel Çöküş

Related Posts
Devamını Gör

Yeni Dünya Yeni Ekonomi

Günümüzde dünya, ekonomik krizlerin pençesinde kıvranıyor. Birçok insan, bu krizlerin sebeplerini anlamak ve çözüm yolları bulmak için karmaşık ekonomik teorilere başvuruyor. Ancak, gerçek sebep, aslında hepimizin yanı başında: İnsanın egoist doğası.
Devamını Gör

Dengeli Ekonomi

Egoizmle ilgilenirken, rakamsal değerler veremeyiz çünkü ailemize, ülkenin menfaatleri, halkın çıkarları vs gibi şeylere duygusal eğilimlerimiz vardır. Aslında, kişi başkalarına bir şey vereceği zaman her şeyin hesabını yapabilir. O zaman doğru bir hesap yapılabilir tıpkı ideal bir ekonomik sistemde olabileceği gibi. Her arzudan ne kadar elde edebilirim, her koşulda, her eylem ve hareketten tatmin olma duygusunu en çok alabileyim? İki koşul da almak ve menfaatle ilgilenmekte -bu ya da şu koşuldan ne elde edebilirim?
Devamını Gör

Mültecilik ve Göç Etmek

İnsanoğlu olarak yerimizi, yurdumuzu bırakıp hayatın koşullarına göre göç etmeye alışığız. Binlerce yıldır bu böyledir. Ancak bireyselliğin belirginleşmesiyle ve dünyanın da iyice entegre ve küresel bir köye dönüşmesiyle, bireyler olarak ailelerimizi ve ülkelerimizi bırakıp başka diyarlarda yaşamaya başladık.