Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Var Olabilmenin Tek Yolu

İnsanoğlu olarak nesilden nesile gelişimimiz bizi yolun sonuna getirdi diyebiliriz. Ufukta iyi bir gelecek göremiyoruz. Bir şekilde hayatta ilerliyoruz ve artık evlere tıkılı vaziyette yaşıyoruz. Hal böyleyken giderek artan egosuyla insanoğlu da dünyayı içten dışa, dıştan içe tüketti. Doğal kaynaklar her ülkede iyice azaldı. Doymak bilmeyen alma arzumuz bizleri daha çok karşıtlığa ve zarar vermeye doğru itiyor.

İnsanoğlu olarak nesilden nesile gelişimimiz bizi yolun sonuna getirdi diyebiliriz. Ufukta iyi bir gelecek göremiyoruz. Bir şekilde hayatta ilerliyoruz ve artık evlere tıkılı vaziyette yaşıyoruz. Hal böyleyken giderek artan egosuyla insanoğlu da dünyayı içten dışa, dıştan içe tüketti. Doğal kaynaklar her ülkede iyice azaldı. Doymak bilmeyen alma arzumuz bizleri daha çok karşıtlığa ve zarar vermeye doğru itiyor.

Artık şiddet, uyuşturucu ve her türlü madde bağımlılığı, depresyon, çaresizlik, giderek artan ekonomik kriz ve gerçekleşecek olan ekonomik çöküş herkesi iyice daralttı. Politikacıların yaptığı tek şey halkın sırtından kendilerini tatmin etmek. Yolsuzluklar, yalan dolan ve kendi aralarında sonu gelmeyen kavgalar ile koltuklarından ayrılmamak. Halkı daha da fazla sömürüp sadece kendilerine alma sevdası uğruna herşeyi yok etmeyi göze aldıkları bariz. Yani halk kimin umurunda derseniz… Kimsenin umurunda değil.

Peki bizler nasıl varolabileceğiz? Ya birbirimizi yiyeceğiz ya da birlikte birbirimize bakmayı öğrenip hep birlikte yaşayacağız.

Hayatın kişiye verdiği dersler iki şekilde olur, ya ızdırap ya da akıl.

Hayatın acılarını tadarak ders almak yerine ben bir çağrıda bulunmak istiyorum…

Gelin artık yıllardır yaşadığımız, karşıtlıkları, fikirlerimizi, görüşlerimizi, inanç ve hayata olan yaklaşımlarımızı bir kenara koyalım. Hepimizin yüzleri nasıl farklı ise fikirleri de farklı. Bu yüzden farklı fikir ve inançlarımızı hiçbir zaman, asla aynı yapamayız. Bu şekilde devam edersek sadece birbirimizi yiyerek ızdırap çeker, bu şekilde var olamayacağımızı uzun ve acı dolu yıllar sonunda zorakilikten anlarız.

Gelin hepimiz farklı fikir ve görüşlere rağmen ortak bir şeyi kendimize önemli kılalım. Bir başkasının ne ve nasıl düşünmesi ve davranması gerektiğine dair birbirimizi ikna etmeye çalışmayı bırakalım. Sadece birbirimize zarar vermeden kendi fikir ve görüşlerimizle kendi kendimize yaşayalım. Hepimizin tek bir ortak doğrusu olsun: Tüm halkın iyi, mutlu ve huzurlu hayatı.

Zira halkın bir kısmı mutlu ve huzursuz ise diğer kısımların da huzurlu ve mutlu olması mümkün olamayacaktır.

Doğanın ya da Tanrı’nın bizleri farklı yaratmış olması, bizleri birbirimize kırdırmak için değil, birbirimizi tamamlayabilmemiz, herkesin toplumda mutlu olacağı yeri doğal olarak doldurabilmesi içindir.

Birbirimizi yemenin ızdırap ve acısını yıllardır yaşıyoruz. Gelin bir de hep birlikte birbirimizin iyiliğini düşünmenin nasıl olabileceğine doğru yönelelim. ‘Yaptıklarımızın bir başkasına zararı var mı? Bunu bana, eşime, çocuğuma yapsalardı ben nasıl hissederdim?’ Bu düşüncelerle hareket ettiğimiz bir yaklaşımı uygulamayı bir deneyelim. Biz değiştikçe hayatın bize yaklaşımının nasıl değiştiğine şahit olalım.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Yapay Zekâ

Sonraki Makale

İnsan Sevgisinden Hayvan Sevgisine

Related Posts
Devamını Gör

Avrupa Diktatörlük ve Demokrasi Arası

Bugünlerdeki en büyük gerçek; dünyadaki herhangi bir kişinin sorduğu “Hükümet gerçekten benim menfaatimi ne kadar koruyor?” sorusuna pek iç açıcı bir cevap almadığıdır: Hükümetler halkı, orduyu kullanmadan nasıl idare edeceklerini açıklayan ekonomi uzmanları, analistler ve psikologlar arkasında saklanıyorlar. Yoksa devlet ve halk arasındaki yanlış bilgi farkını görmemezlikten gelmek imkânsız olurdu.
Devamını Gör

Dinler Çatışmaz İnsanlar Çatışır

İnsanları hayvanlardan ayıran şey, insan doğasının egoist olmasıdır. Hayvanlar bir başka hayvana zarar vermekten, onu ezmekten, ona tepeden bakmaktan veya üstünlük taslamaktan haz almazlar. Ama insan tüm bunlardan haz alır. Kişisel tatminsizliğini ise hep kendisini bir başkasıyla kıyaslayarak ölçmektedir. Dolayısıyla doğamız egoistçe işlediği için hayatımız da nesilden nesile ızdıraplarla gelişmeye devam etmektedir. Bir taraftan da güçlü arzularımızdan dolayı zekamız hayvanlara kıyasla daha çok gelişmiştir. Hayvanlardan bir diğer farkımız ise zaman kavramını algılayışımızdır. Böylece geleceğe yönelik hesap yapabiliriz.
Devamını Gör

Elon Musk İşi Çözdü

2 Aralık tarihinde Elon Musk herkesin tüylerini diken diken eden bir açıklamada bulundu ve “Aslında bir simülasyonun içinde yaşıyoruz, kanıtlarım var” dedi. Açıklamasına devam eden Musk, %99,99 ihtimalle bir simülasyonu yaşadığımızı iddia etti ve meşhur filozof Nick Bostrom’un 2003 yılında yayımlanan makalesindeki hipotezine katıldığını ifade etti. Peki sizce Elon Musk haklı mı?