Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Yeni Hayat Piyesi

Karanlığın karanlığı boğduğu düzmece bir mutluluk piyesindeyiz her birimiz. Kan kırmızısı perdenin açılmasıyla birlikte kaybettiklerimiz, yitirdiklerimiz ve kendi ellerimizle mahvettiğimiz hayatlarımızla yüzleşmeye başlıyoruz. Bazen farkında olmadan kırdığımız kalpleri, bazen pervasızca başlattığımız egoistik savaşlarımızın kurbanlarını görüyoruz.

Karanlığın karanlığı boğduğu düzmece bir mutluluk piyesindeyiz her birimiz. Kan kırmızısı perdenin açılmasıyla birlikte kaybettiklerimiz, yitirdiklerimiz ve kendi ellerimizle mahvettiğimiz hayatlarımızla yüzleşmeye başlıyoruz. Bazen farkında olmadan kırdığımız kalpleri, bazen pervasızca başlattığımız egoistik savaşlarımızın kurbanlarını görüyoruz.

Sırf başkalarından daha iyi hissedebilmek adına yaptığımız her bir eylem, hezimet olarak geri dönüyor yaşamlarımıza. Hezimeti hezimet olarak görememenin, her daim kendi mutluluklarımızı öncelemenin anlamını, gün sonunda yalnızlığı ile baş başa kalan, aynaların düşmanı olan suretimize baktığımızda idrak ediyoruz. Hayat sandığımız döngünün bir takvim çöplüğünden ibaret olduğunu, insanlarla kuramadığımız her bir bağda anlıyoruz. Sebebi olduğumuz her bir vandallığın, art niyetin sonuçlarını gösteriyor bize bu kan kırmızısı perde.

Olduğumuzu sandığımız insan profiliyle hiçbir alakamızın olmadığı ve gerçekte kim olduğumuzu bizlere koca puntolarla gösteren bu piyesin içinde sıkışıyoruz. “Bu ben olamam, bunu ben yapmış olamam” diyoruz. Ama gördüğümüz, duyduğumuz her türlü ızdırabın dolaylı veya dolaysız olarak sebebi olduğumuz gerçeği, kalbimize mıh gibi kazınıyor.

İşte o anda, bu düzmece mutluluk piyesinden uyanıp, gerçek bir piyesi, bizler inşa etmeye başlıyoruz. Her birimizin kalbinde hissettiği bu sıkışmışlık, bize yeni bir kapı açıyor. Çünkü esasen kaos, bir merdivendir. İçimizde ilmek ilmek işlenen bu uyanış ve merdiven vasıtasıyla, artık ne/kim olacağımızı tayin etmeye başlıyoruz. Ve görüyoruz ki, her birimizin kalbini umutla, hayatla dolduracak tek güç, aramızda kurduğumuz iyi bağdan geçiyor. Yarına mutlulukla uyanmak için beslediğimiz umudun, birbirimizi nefretle, egoyla değil, sevgiyle, özgecilikle kuşatmaktan doğduğunu anlıyor kalplerimiz. İşte o zaman, ellerimiz birbirine uzanıyor, birbirine ulaşıyor ve sevginin getirdiği güvenin varlığında, korkularımızın, endişelerimizin yanıp kül olduğunu görüyoruz. Ve sonra hep beraber yepyeni bir hayatın kapılarını aralıyor, hep bir ağızdan haykırıyoruz: ‘Merhaba Yeni Hayat!’

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Birlik Hazinesi

Sonraki Makale

Seve Seve Yapalım

Related Posts
Devamını Gör

Sakin Ol!

Matematikte bazı problemler vardır. İşlem hacmi çok büyüktür. Sayfalarca sürebilir. Ancak özünde öyle basittir ki… Bazen insan aynı şeyleri tekrar tekrar yapıyormuş gibi hisseder. Bunun bir sonu yok herhalde diye iç geçirir. Ancak o problemin sonucu bir şekilde ortaya çıkmalıdır.
Devamını Gör

Bir Talebim Var

Bir önceki yazımda kalpten atılan tohuma istinaden düşünmeye başlayan kalbimin aklı, bugün yazmaya başladı. Birlikte soruyu hatırlayalım mı? “Aydınlanmış öz sevgi ve kendini beğenmişliği nasıl ayırt etmeliyim?’’ Ayrım, gerçekten çok ince, çok net ancak zor değil. Eğer kendini beğenmişliğim varsa, bu benim için giderek daha çok ve daha çok ıstırap yaratıyor. Istırabım da benim çokkk hasta olduğumu gösteriyor be sevgili şapşiğim.