Ben, bir alma arzusuyum. Devam etmekte ve sürekli gelişmekte olan bir deneyimim. En baştan planlanmış tasarının, kutsanmış ve de bölünmüş numunelerinden bir tanesiyim. Işık beni büyütür ve biçimlendirir. Doğmadan evvel, dört aşamadan geçtim. Gözlerimin gördüğü ve de göremediği her şeyi içimde taşırım.
Devede hörgüç, kedide bıyık, kartalda pençeyim. Uçan arıya tutunmuş çiçek özüyüm. Yarım kalmış olmasına rağmen, mırıltı ya da ıslık ile tamamlanabilecek bir melodiyim. Bulaşıcı bir kahkaha, akortsuz bir enstrümanım. Rüzgâr esintisi, yıldız parıltısı ya da dalga köpüğüyüm. Topaç ipiyim. Bir çift ayakkabının tabanına yapışan inatçı sakızım.
Gözyaşındaki tuzum. İsyan bayrağını olur olmaz çektiğim görülmüştür ve kendimi pişman da hissetmem. Kendimden başkasını bilmem ve bununla gurur duyarım. Bu hayatta sadece kendimi iyi sandığım yalanına inanırım. Dünyayı değiştirmek benim işimdir, kendimi değiştirmek ise bana küfür gibi gelir.
Gözlerden uzakta dururum ve dile kolayca dolanmam. Geceyi aydınlatan titrek mum ışığı, beyne saplanan keskin düşünce kıymığıyım. Uzağım, uzaklığım ve her yerim. Göğüs kafesinin ardına yerleşmiş hislerin içerisinde gizlenirim. Hatıraları bükebilirim.
Ben bütünün bir parçası ya da ta kendisiyim. Niyetim beni, ben ise niyetimi doğururum. Ben, çekilen tüm perdelerin arkasında kalan gizemli kuvvetim. Kısıtladığım yerde, prangalarımı kırarım ve yansıdığım kadar varım.
Çiftken tek, tekken hiç olmaya yatkınım. Devinim halindeki rengarenk desenim. Yosun tutmuş kayayım. Damar yoluyum. Balçığım. Pille çalışırım. Eski bir geminin, ritminden yoksun kalmış dümeniyim. İçime kusarım.
Ben karanlık ve aydınlığım. İşkence görmüşlerin saptayıcısı, bulabildikten sonra ise gardiyanıyım. Zihni besleyen fikirleri kemiririm. Ben, duyguların bedenden fışkırdığı yırtığım. Evrendeki her şeyi birbirine bağlayan kuvvetim.
Ben bilişin, bilinenin ve bilinemezliğin en yalın ve de en komplike haliyim. Kilitlenmemiş kapıyım. Dengenin ve yoksunluğunun, et ve kemiğe bürünmüş haliyim. Doğanın kurulu sistemi içerisinde, kendime bir rol arıyorum.
Hem köle hem de efendiyim. Kendi ülkemde iktidarım. Halkım benim, benliğim ise halkımın. Ben, emek sarf eden kişinin terli avuç içiyim. Bazen masumun, bazen de suçlunun celladıyım. Evrensel ve içreğim. Ben, hatalar ile gelişirim.
Hadsizin tekiyim. Evlere, odalara ya da beton duvarlara karşı, hüzünlü bir tavır takınabilirim. Renklerden yeşilim. İhtimaller silsilesiyim. Sebep ve sonuç ilişkisiyim. Samimiyet ve dürüstlüğün el değmemiş masumiyetiyim. Ben, kaderine boyun eğenim.
Söylenmeyen ya da söylenemeyecek olan her sözcüğün, boğazda oluşturduğu kör düğümüm. Boğucu ve yoğun sigara dumanıyım. Hayallerin sıcaklığı ve arzuların harlanmış ateşiyim. Donuk ve kederli bakışlarım.
Tutkunun olduğu yerde çiçek açarım. Ben, matematiksel bir formülüm. Çekilen ilk fotoğrafım. Yolun ortasındaki keskin rampa ve insanın kendini aniden içinde bulduğu, sürpriz çıkmaz sokağım. Hızla itilip, yavaşça düşenim.
Soyut olanın, somut formuyum. Ulaşılamayana duyulan iştahlı talebim. Kırıklığın kesiğiyim. Aidiyet ve de teslimiyetin kiriyim. Eşikten atladım, herkesin birbirine karıştığı günü beklerim.
Çaresizlik içerisinde, gökyüzüne yükseltilen duayım. Yastığa konan, çok sesli kelleyim. Yol yorgunluğu ya da sarhoşken unutulan toplumsal değerlerim. Ahlak bekçiliği taslayan bir kanunsuzum. Kıtalar arası mesafeyim. Tam bir çocuk oyuncağıyım.
Ben evrenin sonsuzluğu ve gecenin ağırlığıyım. Kükreyen şelaleyim. Uzaya fırlatılan ilk maymunun boş bakışlarıyım. Bir şeyi söylemeden önce üç kere düşünmeyi savunsam da genelde hiç düşünmeden söylerim.
Ben, yerini yadırgayan bir çakıl taşıyım. Topluma sunulan su götürmez yalanlarım. Gölgenin sadakati ve kelimelerin gücüyüm. Ben geçen dakikaların götürdüğü ve gelecek dakikaların getirdiğiyim. Anın içerisinde barınmak ve bana biçilen günleri kutsamak adına çabalarım.
Kat edilen yol ve dökülen kanım. Yaşlanan ve de ölenim. Kalkandaki çiziğim. Ağızda kalan metalik tadım. Topraktaki solucanım. Bir ağacın dalından süzülen sarı ve solgun yaprağım. Rüzgârın ıslığı, sarılmanın büyüsüyüm. Havayı solumak zorundayım.
Televizyondan alacak bir şeyim yok. Silah sesi ve insan etine saplanan kurşunum. Haz almak için salyalarım akar. Fırından yeni çıkmış, sıcak bir ekmeğim. Saklambaçta ebeyim. Firavunun kırbacıyım. Hoşuma giden çoğu şeyin peşinde, yorulmadan koşabilirim.
Bir yere oturursam, oradan kolay kolay kalkmam. Yarıştığım spermler arasında birinciyim. İyinin ve kötünün ötesindeki tarlayım. Güzelliğin ve çirkinliğin ta kendisiyim. Ben diyalektiğin kusursuzluğuyum. İdrak kabiliyeti ve kavram karmaşasıyım. Birkaç satır ve uzun bir paragrafım.
Mağaradaki yankı ve dağların görkemiyim. Manyetizmayım. Gözlükteki buharım. Islah olmam gerek, çünkü yaratılışın amacı benim. Şafağı ben uyandırırım. Bir tuvaldeki en keskin, en aykırı ve de en cırtlak fırça darbesiyim. Tarihe damga vuran kişiyim. İplerim var, çünkü kuklayım. Tecrübeden çıkartılacak ders ve geleceğe yapılacak yatırımım.
Naylon bir gitar teliyle bazılaşan insanların kulak zarına yapışırım. Ağaçlar benim dostumdur. Lanetli ve kutsanmışım. Olduğum yer ve olmam gereken yer arasındaki fark kadar ıstırap çekerim.
Ben, kralın veliahtıyım ve onun gölgesi, omuzların taşıyabileceği en büyük ağırlık. Tahtı benim, bana ait. Sırtını dönmüş olanın, ancak arkasını görebilirim ve başımı okşayan eli ise öpmekten çekinmem. Bu sebeple de memnun hissetmeden memnun etmeyi ve sadece bunu sergilemekten mutlu olmayı edinmeliyim. Kör gözlerim, törpülenmemiş dilim ve taştan bir kalbim var.
“Sen” olmadan, “ben” de olamam; çünkü işin aslı, BEN SENİM.





