Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

On Arkadaş

Yola çıktık ve daha mutlu olabilmek için tüm dünyayı dolaştık, ancak mutluluk aramızdaymış. Onca sene sonrasında tekrar buluştuğumuzda bunu anladık.

Yola çıktık ve daha mutlu olabilmek için tüm dünyayı dolaştık, ancak mutluluk aramızdaymış. Onca sene sonrasında tekrar buluştuğumuzda bunu anladık.

İnsan her zaman daha iyi bir dünya olabileceğini düşünüyor. Bu düşüncenin kaynağı neresidir hiçbirimiz bilmiyoruz. Tekrar buluştuğumuzda da bunu çokça konuştuk. Her birimiz bir şekilde bu eğilimi kapılmıştık. Daha mutlu olabileceğimiz bir yer kesinlikle vardır sanmıştık.

Dünyanın farklı farklı yerlerine gitmemiz bundandı. İçimizde cazip bir merak duygusuyla durmadan yol aldık ve birbirimizden gün geçtikçe uzaklaştık. Yalnızca aramızdaki mesafe artmıyordu, tüm düşüncelerimiz ve isteklerimiz de birbirinden uzaklaşıyordu. Bilinmezin peşindeki yolculuğumuzda her şey çok yabancı bir hale geliyordu.

An be an içimizdeki boşluk daha da büyümüş buluştuğumuzda fark ettik.

Büyüleyici yerlere gitmiş arkadaşlar. Hiç tatmadıkları, görmedikleri, duymadıkları şeylerle karşılaşmışlar. Ancak her bir yeni ve inanılmaz deneyim sonrasında biraz tatsız hissetmeye başlamışlar. Hiçbir şey yetmiyormuş sanki. Toz tadında geliyormuş tüm egzotik hazlar.

Ne oldu dedik yanyana geldiğimizde. Ne değişti bizde de hayat kum tadında gelmeye başladı bizlere? Birbirimizi kaybettik çünkü. Arkadaşlar birbirini umursamaz oldu. Herkes başka ne alabilirim diye uzun yollar ve inanılmaz zorluklarla uğraştı. Sonunda ise elleri boş kaldı. Anladılar ki geri dönmeleri lazımdı.

Şimdi biz on arkadaş asla birbirimizi bırakmayalım diye yeminler ediyoruz. Ancak şunu da sorguluyoruz, belki de tüm uzaklık gerekliydi. Her birimiz bu kırılmayı yaşamalı ve asıl kıymetli olanın ne olduğunu anlamalıydık. Şimdi karar veriyoruz ve birbirimizi bırakmamaya ant içiyoruz.

Başından sonuna kadar…

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Koşturmacaya Dur De

Sonraki Makale

Neden terk ederiz?

Related Posts
Devamını Gör

Plastik Sanrılar

Kalitesiz tüketim, birtakım sorunlara yol açtı ve gelişim sürecimiz aksadı. Maalesef olamadık. İstediğimizin olmayışını, acı çekmek sandık, zamanla da buna inandık. Kalitesiz çevre ile beslenmek, gerçek acıya dair analiz yapmamıza engel oldu. Ya elimizdeki oyuncak alınınca sızlandık ya da istediğimiz olmayınca ağladık. Başka acılara ortak olmaktan hep kaçtık, bir bilsen ne yıkımlara yol açtık. Yine de kendimizi rahatlattık, bağışlar yaptık, kampanyalara katılıp, SMS'ler attık. Sahi, bunları neden yaptık?
Devamını Gör

Her Şeye Rağmen Prensibi

“Doğanın” ya da “Tanrı” da diyebiliriz ya da” Üst bir gücün” bizleri ve tüm yaratılışı yaratırken bu kadar çok farklılığa neden gerek duyduğunu merak etmemek elde değil! Bunca gezegen, yıldızlar, gök taşları ve farklı olmaları, bunca çeşit bitki ve bir sürü farklı hayvan… Tabi elbette insanlar da... Herkes farklı. Birbiri ile aynı iki insan bulamazsınız!
Devamını Gör

Uyku ve Oruç

Bugün yeniden yeni güne uyandığımda, daha doğrusu çalar saat ile uyandırıldığımda, zorla uyandığımı hissettim. Uykusunu almamış birini zorla uyandırmaya çalışırsan ne olur? Vaktinden önce uyanan, sonra daha fazla uyumak istiyor ve sersem gibi olduğu için de kendine ve etrafına zarar verebiliyor. ‘’Uyanmak’’ için, önce iyi uyumuş olmalıyım ki, uykumu almadan uyanık gibi gezmek beni yormasın. Bu sabahki en büyük niyetim şu oldu: 'Ne kendini ne de başkalarını vaktinden önce uyandırmaya zorlama sevgili şapşik.'
Devamını Gör

En Güzel Şiiri

Gelişimim, hareket sistemim, üremem, hatta çevreyi algılamam, neredeyse yapabildiğim her şey, bana DNA yoluyla atalarımdan aktarılmış. Böyle olduğunu söylüyor bilim insanları. O halde, ben henüz donanımsal olarak var olmamışken dahi, işletim sistemim aktifti ve hangi donanımla neleri yapabileceğim, en ince ayrıntısına kadar hesaplanabilirdi. Üzerine çokça kafa yordum. En azından, hangi donanımı edineceğim ve kullanacağım bana bırakılmıştı.