Ne garip varlık şu insanoğlu. Kendini özgür sanıp her istediğini kendi yapıyormuş gibi hareket ediyor. Oysa nedir bu özgürlük? Başkalarının etkisiyle oluşan belirli seçenekler mi?
Yoksa özgür değil mi insan?
Bizler bir çevrenin ürünüyüz. Bizler çevremizdeki kişilerin bize sunduklarıyla sınırlıyız. Tek yaptığımız bize sunulanları seçip kendimizi özgür sanmak. Örneğin menüde kahve ve çay varsa kahveyi ya da çayı seçmek özgürlük mü, yoksa bize sunulan seçenekleri seçip kendimizi özgür sanmak mı? Olmayan bir şeyi isteme şansımız neden yok? Belirli fikirlere sahip insanlar arasında büyüdüğümüzde neden o fikirler dışında başka bir fikri benimseyemiyoruz? Neden genel kabul edilen fikirler dışına çıkıp özgürce kendi fikrimizi, düşüncemizi savunamıyoruz da bize sunulan fikirler arasından bir seçim yapmak zorundayız?
Bu durumda özgürlükten nasıl bahsedilir? Daima birilerinin etkisi altındayız. Çevremiz neyse bizde oyuz. Ne eksik ne fazla. O halde ne yapacağız? Çevremizi seçmekten başka şansımız yok. Eğer bizler çevrenin bir ürünüysek o halde en iyi çevreyi seçmek için çaba göstermeliyiz ki bizler de o çevrenin ürünü olabilelim. Söylendiği üzere insan etrafındaki beş kişinin ortalamasıdır. Etrafımıza bakmamız gerekiyor. Bakmalıyız ki hangi çevreye maruz kalıyoruz görebilelim. Eğer bu çevre bize uygun değilse o zaman bu çevreyi değiştirmek için harekete geçelim.
Bu noktada kendimize şu soruları sormamız en uygun seçenek olacaktır: Biz nasıl biri olmak istiyoruz? Peki olduğumuz çevre bizi istediğimiz kişiye ulaştırıyor mu? O halde hangi çevrenin, nasıl bir çevrenin içinde olmalıyız? Geçici, önemsiz konuların konuşulduğu bir ortamda hayatımızı boşuna mı geçirmek istiyoruz? Yoksa sevginin, saygının, birlikteliğin olduğu bir çevrede mi hayatımızı geçirmek istiyoruz?
Bir an önce bu soruları kendimize sorup kendimize en uygun çevreyi bulmamız ve kendimizi o çevreye dahil etmemiz gerekiyor ki, olmak istediğimiz kişi olma yolunda ilerleyebilelim. Zira hayat çok kısa. Kaybedecek bir anımız bile yok…





