Evren… Uçsuuuz bucaksız bir evren. Gözle görünenin, gözle görünmeyenin yanında neredeyse yok hükmünde olduğu bir gerçeklik algısı…
Bilinmezlik… Merak… Keşif… Sonsuzluk… Sır…
Kimim ve ne için yaşıyorum?
Bu sonsuzluğun içerisindeki yerim ne?
Hiç miyim, yoksa her şey miyim?
Ölmek için mi doğdum, yoksa yaşamak için mi öldüm?
Bütün bu sonsuzluk ne için? Ya benim içinse..?
Sonsuzluk benim içinse, ben ne ve kim içinim?
Nasıl sonsuzluk için olabilirim? Nasıl sonsuz bir gerçeklikte gerçekten doğabilirim?
İnsan olarak mı doğdum, yoksa ölmeden insana varmak için mi?
Varmak! Yola çıkmak! Varmak! Yola çıkmak….
Çıkmak… “Ben”den çıkmak, insan olmak ve sonsuzlukla birleşmek.
Ölmeden, sonsuz bir gerçeklikte gerçekten doğmak!
Anlam!
Sen, sonsuzluğun içindeki sonsuzluk parçası. Sonsuzluk parçanı sonsuzluğa bağlama zamanın geldi. Maceraya hazır mısın? Aradığına göre, hazırsın. Yalnızca aramaya devam et. Hadi uyan. Titreşimi takip et. Daha her şey yeni başlıyor. Çünkü her şey, başlangıçta gizli. Senin kaderin, sır perdesini aramak ve aralamak. Tüm bildiklerini unut ve kalbinin sesini dinle. Yalnız değilsin. Kalpler bir.





