Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

Ejderhanın Gözleri 

Şimdi ve burada, tuhaf zamanların içinden geçiyorum. Bir şeyler giderek yoğunlaşarak ‘biz’ i sıkıştırıyor, savrulmalarımın acısı ve derinliği ansızın artabiliyor.

Şimdi ve burada, tuhaf zamanların içinden geçiyorum. Bir şeyler giderek yoğunlaşarak ‘biz’ i sıkıştırıyor, savrulmalarımın acısı ve derinliği ansızın artabiliyor.

Sıkışık hissedişler, zor duygular, korku, hırs, öfke, keder vb. ile sarmalandığım anlar azımsanacak gibi değil. Olan; olanca gücüyle her yerimde, mücadele etmek boşa.Anlamak,istemek, sevgi ve gerçekleştirimime izin vermek…

Tam da en güvensiz, en köksüz hissettiğim anlarda sadece ve basitçe hayatta kalmak üzere mücadele ederken aslında güvende olduğumu hatırlamak belki… Sevilmek, görülmek, beğenilmek, onaylanmak üzere mücadele ederken (burada mücadele lafı az kalıyor, biliyorum) zaten koşulsuzca ve sonsuzda sevildiğimi hatırlamak belki…

En sevdiğimizi iddia ettiğimiz etkileşimlerimde bile sidik yarışına, güç savaşlarına, bitmeyen haklı-haksız tartışmalarına, ille de kazanmak arzuma saplanıp kaldığımda zaten bir kayıp-kazanç olmadığını, olamayacağını da hatırlamak belki…

İşte, bir kalp taşıdığımı hatırlamak, hiç unutmamak yahu Sevgili Şapşiğim! Ve fakat unutuyorum, hepsini ve her birini hep unutuyorum! Kendimden başlayarak herkese ve her şeye zorbalaşabiliyorum! Ve zorba da bir kurban, kurtarıcı da bir kurban. Şimdi yeniden hatırlamalıyım!

Ve böylece, heybemdeki iki şeyi anbean geliştirmeye bakmalıyım: Sezgiselliğimi ve işaretleri takip etme yeteneğimi. Ki bu; evrenin dişil-eril dansı, zıtların birliği ve zıtların birliği kendini daima bütüne adar aşkla, cesaretle, zarafetle, merakla, arzuyla, her nefeste…

Aksi, yani olana, dansa, aşk olmaya, meşk olmaya, olanın içinde olmaya direndiğimde ise
kalbim hep kör, hep çıkmaz sokaklarda, hep yalnız ve kimsesiz hissederek kanamaya devam ediyor işte!

O halde güzel sözler duymaktan, umuda tükene tükene bağlanmaktan ziyade kalbimde kendimden başlayarak bütüne duyuramadığımı duyurma zamanı, hizalanma zamanı! Yaralara iyileştirme gailesi bile olmadan bakma, zafiyetlerime kurtulma gailesi bile olmadan yaklaşma-yakınlaşma zamanı!..


Sen hiç ejderhanın gözlerine baktın mı Sevgili Şapşiğim?..

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Hikâyeler Dokuyan Ruhlar

Sonraki Makale

Sustuklarımı Yazma Hayalim

Related Posts
Devamını Gör

Umut Yorgunluğu 

Hadi gel hikayeme birlikte yakından bakalım Sevgili Şapşiğim. Hikayeme bak! Çocukluğumdan ne öğrendim, hangi duygularım yok sayılıp birikti de bu kadar öfkeliyim, bugün gülümsemem nerede soldu da mutlulukları hak etmediğimi düşündüm, bu kadar hüznü sırtlanmış gidiyorken bir düşün!
Devamını Gör

Yarım İş

Bilirsiniz çocuklar yemek hazırlayan annelerinin malzemelerini yemeye bayılırlar. Mayalanmakta olan hamurun kapağını açar bir parça koparır hamurun mayalanmasını geciktirirlerdi. Hazırlanmakta olan salatanın malzemelerinden aşırır, sıcak çorba tenceresine yaklaşır, pasta kremasın hazırlandığı kaptan kalıntılar da olsa yemeğe bayılırlardı. Yemeğe gelince de...
Devamını Gör

Gerçek Hazlar

Yaşantımızdaki hazların azlığı her birimiz için derin bir problem. Daha fazla nasıl mutlu olabiliriz? İşlerimiz neden rast gitmiyor? Gitse bile içinde bulunduğumuz derin karanlık kuyu hala bize soğuk, ıslak ve çok rahatsız. Çıkmak mümkün mü? Çok yukarılarda sanki kuyunun ağzı. Oraya çıkabilecek bir merdiven var mı?
Devamını Gör

Seve Seve Yapalım

Üzgünüm! Fakat zorundayız. Başlığı seçerken, zorundalığımıza vurgu yapmayı o kadar çok arzuladım ki, umarım başarılı olabilmişimdir. Bu arzumun sebebi ise bizim seçimimize bırakılmamış bir durumun söz konusu olması.