Çünkü Hayatınızın Bir Anlamı Var
Bizi Takip Et
Abonelik formu

İnsan Doğası

Her bir insanın doğası aynı ise uyumla yaşamamız gerekmez mi? Öyle olsa şu anda dünyada gördüğümüz kaos olmazdı çünkü tutunacak dal bulamazdı. Halbuki sanki sarmaşık ağı gibi her yeri sarmış ve yetmezmiş gibi evrimleşmeye uyum sağlar tarzda dallarını en kalın hale getirmiş ki herkes tutunabilsin. Hem tutunsun hem de hiç bırakmasın…

Her bir insanın doğası aynı ise uyumla yaşamamız gerekmez mi? Öyle olsa şu anda dünyada gördüğümüz kaos olmazdı çünkü tutunacak dal bulamazdı. Halbuki sanki sarmaşık ağı gibi her yeri sarmış ve yetmezmiş gibi evrimleşmeye uyum sağlar tarzda dallarını en kalın hale getirmiş ki herkes tutunabilsin. Hem tutunsun hem de hiç bırakmasın…

Acaba özel ve gizli bir zamk mı oluşturmuş zamanla, insanlar arasındaki bağ ağa dönüşsün diye.

Kanımca bu zamk egomuzun ürünü! Doğal gibi gözükse de zarar verme özelliğinden dolayı doğal kabul edemeyiz. Peki nasıl kabul edeceğiz o zaman? Bir sınıflama, bir sınıfa dahiliyet olmadan algılarımız anlayışa gelemediğine göre, tanımlama yapmak gerekecek. Doğal ama zararlı!

Var olduğu kesin olan doğal ama zararlı bir özelliği nasıl değiştirebiliriz? Yararlı hale getirebilir miyiz? Bunlara cevap bulabilmek için bakış açımızı ve kalıplarla donatılmış algımızı farklılaştırmaya çabalamalıyız. Öncelikle daha esnek olabilmeyi arzulamalı ve oluşturduğumuz sınırlarımız içine, kabuklarımızın altına başkalarını dahil edebilme cesaretini gösterebilmeliyiz.

Başkaları ne kadar içimizde olabilir? Onlara içimizde yer var mı?

“Bana faydası varsa tabii ki” dediğinizi duyar gibiyim. Bu durumda fayda kavramının anlamını irdelemek uygun olacaktır. Oldukça göreceli olan bu anlam, her birey, bireyin algısı, içinde bulunduğu koşullar, yaşamış olduğu deneyimler ve hatta bu deneyimlerin onda bıraktığı izlere göre değişebilir. O zaman faydanın bizlerde bıraktığı hislere bakalım. Kimine göre haz, mutluluk, kimine göre para gibi maddi kaynaklar ve kimine göre ise bir başkası için katkıda ve hizmette bulunabilmek…

Bize haz ve tatmin veren şeyler genellikle tercih nedenimizi ve önceliklerimizi oluşturur. Standart bir yaklaşım ve özelliğimizdir bu. İnsanoğlu çok yatkın olmasa da standart özelliklerinin dışına çıkabildiğinde farklı bir heyecan ve umutla beslenmeye başlar. Hayatta daha “konforlu” duruma gelebilir. Her şey aslında bu farklılığa dair arzu hissetmekle başlar.

Değişime yönelik arzu da buradan kaynaklanır. Dinamik ve alışılagelmişin dışında olduğundan insanı benliğinden dışarı çıkarır az da olsa. Sonra biraz daha arzu ve daha fazla değişim. Sonuç şaşırtıcı olabilir.

Neden olmasın? Var mısınız?

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Önceki makale

Gecenin Akıllısı

Sonraki Makale

Bana Nasıl 'İnsan' Olacağımı Öğret

Related Posts
Devamını Gör

Gerçekliğin En Derin Hali Sevgidir

Her kişi kendi yaralarına, kendi zorluklarına ve kör noktalarına sahip. Her ruh, her zaman elinden gelenin en iyisini yapıyor. Her ruhta dışarıya çıkmaya çalışan sevgi ve ışığı tanımalı, onlardan hoşlanıp hoşlanmadığınız konusunda kendinize dürüst olmalısınız. Herkesin yolculuğuna ve istedikleri gibi gelişme haklarına saygı göstererek! Aynı şekilde kendi yolculuğunuz ve istediğiniz gibi gelişim hakkınıza da saygı duyarak.
Devamını Gör

Gizli Arzuların Psikolojisi

İnsan, kendi iç dünyasına baktığında her şeyi tüm berraklığıyla gördüğünü sanır. Oysa en derinde sakladıklarını, karanlıkta tuttuklarını çoğu zaman bilerek görmezden gelir. Çünkü bazı gerçekler var ki yüzeye çıkarsa, yıllarca itinayla ördüğü ahlaki imaj çatırdayabilir.
Devamını Gör

Suçun Kaynağı: Doymak Bilmeyen Ego

Suçun temelinde insanın doyumsuz egoist yapısı yatmaktadır. Her insan, kendi arzularını tatmin etme dürtüsüyle hareket eder ve bu dürtü, başkalarına zarar verme pahasına bile olsa tatmin arayışına yol açabilir. İşte bu bencil dürtülerin kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkması, suçun doğmasına sebep olur.